0530 711 71 64 psikologbaranseker@gmail.com
Cumhuriyet Mh. Tavukçu Fethi Sk. 28/5 Şişli / İstanbul

Eski Sevgiliyi Neden Unutamıyorum?

  • Ana Sayfa
  • Eski Sevgiliyi Neden Unutamıyorum?

Eski Sevgiliyi Neden Unutamıyorum?

Eski Sevgiliyi Neden Unutamıyorum?

Bir ilişkinin sona ermesinin üzerinden aylar geçmiş olabilir. Hatta bazen yıllar geçmesine rağmen kişinin zihni hâlâ aynı yerde kalmış gibidir. Günlük yaşam devam eder, yeni insanlar hayatına girer, bazı şeyler değişir; ancak geçmişte yaşanan ilişki zaman zaman yeniden hatırlanır. Bazen bir şarkı, bazen bir sokak, bazen de hiçbir neden yokken akla gelen bir anı...

Bu durum birçok insanın kendisine aynı soruyu sormasına neden olur: “Neden hâlâ unutamadım?”

Çoğu zaman bu soruya verilen ilk cevap sevgidir. Gerçekten de bazı ayrılıklar derin bir özlem yaratabilir. Ancak unutamamak her zaman yalnızca sevgiyle açıklanabilecek bir durum değildir. Bazen kişi karşısındaki insanı değil, o insanla birlikte kurduğu ruhsal dünyayı kaybetmiştir.

Bir ilişkinin içerisinde yalnızca iki insan bulunmaz. Aynı zamanda beklentiler, hayaller, fanteziler ve geleceğe dair tasarımlar da vardır. İlişki sona erdiğinde kaybedilen şey bazen yalnızca partner değil, onunla birlikte düşünülen gelecek de olur. Bu nedenle ayrılıkların ardından hissedilen boşluk duygusu, yalnızca bir insanın yokluğuyla açıklanamayabilir.

Sigmund Freud, yas üzerine yazdığı metinde kayıpların yalnızca dış dünyada yaşanmadığını, kişinin ruhsal dünyasında da önemli değişikliklere yol açtığını belirtmiştir (Freud, 1917/1957). Kaybedilen kişiyle birlikte kişinin kendisine ilişkin bazı tasarımları, beklentileri ve duygusal yatırımları da sarsılabilir.

Bu nedenle bazı ayrılıklar diğerlerinden daha zorlayıcı olabilir.

Örneğin kişi ilişki içerisinde ilk kez gerçekten anlaşıldığını hissetmiş olabilir. Bir başkası için ilişki, yalnız kalma korkusundan uzaklaştığı bir alan hâline gelmiş olabilir. Bazıları için ise sevildiğini ve değerli olduğunu hissetmenin en güçlü yolu o ilişkinin içerisinde bulunuyordur. Böyle durumlarda ayrılık yalnızca partnerin kaybı değil, aynı zamanda kişinin kendisiyle ilgili önemli bir duygusal dayanağın kaybı anlamına da gelebilir.

Psikanalitik düşünceye göre insanlar yalnızca oldukları kişilere değil, o kişilere yükledikleri anlamlara da bağlanırlar. Bu nedenle bazen geride bırakamadığımız şey bir insan değil, onun temsil ettiği duygudur. Görülmek, kabul edilmek, sevilmek, değer verilmek ya da yalnız hissetmemek gibi ihtiyaçlar bazı ilişkilerde çok güçlü biçimde deneyimlenebilir. İlişki sona erdiğinde ise kişi yalnızca partnerini değil, onun temsil ettiği anlamı da kaybetmiş olabilir.

Bu durum özellikle bazı ilişkilerde daha belirgin şekilde ortaya çıkar. Çünkü her ilişki bugünün koşullarında yaşansa da geçmiş deneyimlerden tamamen bağımsız değildir. İnsanlar çoğu zaman çocukluklarından, aile ilişkilerinden ve önceki deneyimlerinden izler taşıyarak ilişki kurarlar. Bazen bir ayrılığın bu kadar sarsıcı olmasının nedeni, yalnızca bugünkü kayıp değil, daha eski bazı duyguların da harekete geçmesidir.

Bu nedenle “Neden unutamıyorum?” sorusunun cevabı her zaman karşı tarafın ne kadar özel olduğu ile ilgili olmayabilir. Bazen asıl soru şudur:

Bu ilişki benim için ne ifade ediyordu?

Çünkü bazı ayrılıklarda iyileşmeyi zorlaştıran şey kaybın kendisi değil, kaybedilen kişinin ruhsal dünyamızdaki yeridir.

Belki de unutamadığımız şey, bir insanın kendisinden çok onunla birlikte kurduğumuz hikâyedir.

Klinik Psikolog Baran Şeker

Kaynakça

Freud, S. (1957). Mourning and Melancholia. In J. Strachey (Ed. & Trans.), The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud (Vol. 14, ss. 243–258). Hogarth Press. (Orijinal eser 1917 yılında yayımlanmıştır).

Leader, D. (2008). The New Black: Mourning, Melancholia and Depression. Hamish Hamilton.

McWilliams, N. (2011). Psychoanalytic Diagnosis: Understanding Personality Structure in the Clinical Process (2nd ed.). Guilford Press.

Phillips, A. (1994). On Kissing, Tickling and Being Bored: Psychoanalytic Essays on the Unexamined Life. Harvard University Press.