0530 711 71 64 psikologbaranseker@gmail.com
Cumhuriyet Mh. Tavukçu Fethi Sk. 28/5 Şişli / İstanbul

İlişkilerde Terk Edilme Korkusu Nereden Gelir?

  • Ana Sayfa
  • İlişkilerde Terk Edilme Korkusu Nereden Gelir?

İlişkilerde Terk Edilme Korkusu Nereden Gelir?

İlişkilerde Terk Edilme Korkusu Nereden Gelir?

Bir mesajın geç gelmesi, planlanan bir buluşmanın ertelenmesi ya da partnerin birkaç saat ulaşılmaz olması...

Bazı insanlar için bunlar günlük yaşamın olağan parçalarıdır. Ancak bazıları için bu durumlar yoğun bir huzursuzluk, kaygı ve hatta terk edileceklerine dair güçlü bir korku yaratabilir.

Terk edilme korkusu yaşayan kişiler çoğu zaman ilişkilerinde yalnızca bugünü yaşamazlar. Küçük bir mesafe, kısa süreli bir ilgisizlik ya da belirsiz bir durum, ilişkilerinin sona ereceğine dair yoğun düşünceleri tetikleyebilir. Bu nedenle ilişkinin başında rahat görünen biri, zamanla sürekli güvence arayan, partnerinin duygularından emin olmak isteyen veya en ufak değişiklikleri tehdit olarak algılayan bir hâle gelebilir.

Bu durum dışarıdan bakıldığında aşırı hassasiyet gibi görünebilir. Oysa çoğu zaman altında daha derin bir kaygı bulunur. Çünkü terk edilme korkusu yalnızca bir ilişkinin bitmesinden korkmak değildir. Çoğu zaman kişinin değersiz kalacağına, sevilmeyeceğine, yalnız kalacağına veya unutulacağına dair duygularla da ilişkilidir.

Psikoloji alanındaki birçok kuram, erken dönem ilişkilerin kişinin yakınlık kurma biçimini etkileyebileceğini ileri sürmektedir. Özellikle bakım veren kişilerle kurulan ilişkiler, bireyin diğer insanlara ne kadar güvenebileceği ve sevginin ne kadar sürdürülebilir olduğu konusunda bazı beklentiler geliştirmesine katkıda bulunur.

Bu nedenle bazı insanlar ilişkilerde yaşanan olağan mesafeleri tolere etmekte zorlanabilir. Partnerlerinin davranışlarını sık sık analiz edebilir, ilgilerinin azaldığını düşünebilir veya ilişkinin biteceğine dair senaryolar üretebilirler.

Terk edilme korkusu bazen çok görünürdür. Kişi bunu açıkça hisseder ve ifade eder. Bazen ise daha farklı şekillerde ortaya çıkar. Örneğin bazı insanlar terk edilmekten korktukları için ilişkilerde aşırı fedakâr davranabilir. Bazıları karşı tarafı kaybetmemek adına kendi ihtiyaçlarını geri plana atabilir. Bazıları ise tam tersine, yakınlık arttığında ilişkiyi kendileri sonlandırarak incinmekten korunmaya çalışabilir.

Bu korkunun varlığı kişinin zayıf olduğu anlamına gelmez. İnsanların ilişkilere yükledikleri anlamlar ve ilişkiler içerisinde hissettikleri güven duygusu yaşam deneyimlerinden etkilenebilir. Bu nedenle terk edilme korkusunu yalnızca bir kişilik özelliği olarak değerlendirmek çoğu zaman yeterli değildir.

İlişkilerde yaşanan yoğun kaygının altında bazen yalnızca bugünkü ilişki değil, daha eski deneyimlerin izleri de bulunabilir. Bu nedenle aynı korkunun farklı ilişkilerde tekrar tekrar ortaya çıkması tesadüf olmayabilir.

Belki de önemli soru şudur:

Gerçekten terk edilme ihtimaliyle mi karşı karşıyasınız, yoksa geçmişten tanıdık bir korku bugünkü ilişki içerisinde yeniden mi canlanıyor?

Klinik Psikolog Baran Şeker