İnsanların Benden Uzaklaşmasından Neden Bu Kadar Korkuyorum?
Bazı insanlar için bir ilişkinin bitmesi yalnızca üzücü değildir.
Sarsıcıdır.
Bir arkadaşın mesafe koyması, bir ilişkinin sona ermesi ya da sevilen bir insanın eskisi kadar yakın davranmaması yoğun duygular yaratabilir.
Bu gibi durumlarda kişi yalnızca kayıp yaşamaz.
Aynı zamanda kendisiyle ilgili bazı sorular da sormaya başlar.
"Bir hata mı yaptım?"
"Benden mi sıkıldı?"
"Yeterince önemli değil miyim?"
"Kolayca vazgeçilebilir biri miyim?"
İlişkinin değişmesiyle birlikte kişinin kendi değeri de sorgulanmaya başlanır.
Oysa her uzaklaşmanın nedeni değersizlik değildir.
Her ayrılık reddedilmek anlamına gelmez.
Her mesafe sevgisizlikten kaynaklanmaz.
Ancak bazı insanlar için ilişkiler yalnızca ilişkiler değildir. Aynı zamanda kendileriyle ilgili hislerinin de önemli kaynaklarıdır.
Bu nedenle birinin uzaklaşması, kişinin yalnızca o insanı kaybetmesi anlamına gelmez.
Aynı zamanda kendisini nasıl gördüğünü de etkileyebilir.
Yakın ilişkiler insanın kendisini güvende hissettiği alanlardan biridir. Bu alan tehdit altında hissedildiğinde yoğun kaygılar ortaya çıkabilir.
Kişi sürekli karşı tarafın ne düşündüğünü anlamaya çalışabilir.
Mesajları analiz edebilir.
Davranışları yorumlayabilir.
İlişkinin eskisi gibi olup olmadığını kontrol edebilir.
Çünkü zihnin bir kısmı yaklaşan kaybı önlemeye çalışmaktadır.
Ancak ilginç bir biçimde, sürekli kaybetmekten korkmak bazen kişinin ilişki içerisinde rahat olmasını da zorlaştırabilir.
Kişi ilişkiyi yaşamaktan çok, ilişkiyi korumaya çalışmaya başlayabilir.
Bu noktada önemli olan soru şudur:
İnsanların gitmesinden mi korkuyorsunuz, yoksa onların gidişinin sizde yaratacağı değersizlik duygusundan mı?
Çünkü bazı durumlarda korkulan şey yalnızca kayıp değildir.
Kayıbın kişi hakkında söyleyeceği düşünülen şeylerdir.
— Klinik Psikolog Baran Şeker