Neden Bazen Kendimi Hiç Kimseye Ait Hissetmiyorum?
Kalabalık bir ortamda bulunup yine de yalnız hissettiğiniz oldu mu?
Arkadaşlarınızın arasında otururken...
Ailenizle vakit geçirirken...
Bir ilişkinin içerisinde yer alırken...
Ve buna rağmen içinizde tarif etmekte zorlandığınız bir yabancılık hissi yaşadığınız oldu mu?
Bazı insanlar için yalnızlık, etraflarında kimsenin olmaması değildir.
Asıl yalnızlık hissi, insanların arasında olsalar bile kendilerini ait hissedemedikleri anlarda ortaya çıkar.
Bu nedenle kişi ne kadar sosyal görünürse görünsün içten içe farklı bir duyguyla mücadele ediyor olabilir.
"Ait olduğum bir yer var mı?"
"Beni gerçekten anlayan biri var mı?"
"İnsanlar beni tanısalar yine yanımda kalırlar mı?"
Bu sorular zaman zaman birçok insanın zihninden geçebilir.
Ait hissetmek yalnızca bir grubun parçası olmak değildir. Aynı zamanda kişinin kendisi olabildiği bir ilişki içerisinde bulunabilmesidir.
Ancak bazı insanlar için bu oldukça zordur.
Çünkü kabul görmek ile kendisi olmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalmış gibi hissedebilirler.
Oldukları kişiyle değil, olmaları gereken kişiyle sevilmeye çalışabilirler.
Bu nedenle dışarıdan bakıldığında ilişkileri vardır.
Arkadaşları vardır.
Yakınları vardır.
Ancak içlerinde bir mesafe hissi devam eder.
Çünkü insanlar onları tanımaktadır ama onlar tanınmış hissetmemektedir.
Ait olamama hissi bazen kişinin çevresinden çok, kendisiyle kurduğu ilişkiyle ilgilidir.
Kendisine yabancı hisseden bir insanın, başkalarıyla kurduğu ilişkilerde de aynı yabancılığı yaşaması şaşırtıcı değildir.
Bu nedenle bazen mesele yeni insanlar bulmak değildir.
Kişinin kendi deneyimlerine, duygularına ve ihtiyaçlarına yaklaşabilmesidir.
Belki de önemli soru şudur:
Kendinizi ait hissedemediğiniz yer gerçekten bulunduğunuz çevre mi, yoksa uzun zamandır uzak kaldığınız kendi iç dünyanız mı?
— Klinik Psikolog Baran Şeker