0530 711 71 64 psikologbaranseker@gmail.com
Cumhuriyet Mh. Tavukçu Fethi Sk. 28/5 Şişli / İstanbul

Neden Bazı İnsanları Bir Türlü Geride Bırakamıyoruz?

  • Ana Sayfa
  • Neden Bazı İnsanları Bir Türlü Geride Bırakamıyoruz?

Neden Bazı İnsanları Bir Türlü Geride Bırakamıyoruz?

Neden Bazı İnsanları Bir Türlü Geride Bırakamıyoruz?

Hayatımız boyunca birçok insanla karşılaşırız.

Bazıları gelir ve gider.

Bazıları zamanla unutulur.

Bazıları ise yıllar geçmesine rağmen zihnimizde yaşamaya devam eder.

İlginç olan şudur ki, bazen unutamadığımız kişiler hayatımızda en uzun süre kalanlar ya da bizi en çok sevenler değildir.

Bazen yarım kalan bir ilişki.

Bazen hiç başlayamayan bir yakınlık.

Bazen de cevabı alınamamış bir duygu, zihnimizde tamamlanmış ilişkilerden daha fazla yer kaplayabilir.

Bu nedenle insanlar çoğu zaman "Onu neden unutamıyorum?" diye sorsalar da, bazen asıl mesele unutamamak değildir.

Asıl mesele bitirememektir.

Çünkü ruhsal yaşam yalnızca yaşananlarla değil, yaşanamayanlarla da şekillenir.

Gerçekleşmeyen bir ilişki, söylenemeyen bir söz ya da cevapsız kalan bir duygu bazen zihinde yaşamaya devam eder. İnsan zihni her zaman olanla ilgilenmez; bazen olabilecek olanın peşine takılır.

Bu nedenle bazı kayıplar diğerlerinden daha zor olabilir.

Kaybedilen kişi kadar, onun temsil ettiği ihtimaller de yas tutulmayı bekler.

Belki birlikte kurulacak bir hayat.

Belki ilk kez anlaşılma umudu.

Belki de uzun zamandır hissedilmeyen bir duygunun yeniden bulunması...

İnsan bazen bir kişiyi değil, onunla birlikte mümkün görünen bir geleceği kaybeder.

Bu nedenle bazı ayrılıklar yalnızca bir ilişkinin sonu değildir.

Aynı zamanda belirli bir hikâyenin de sonudur.

Psikanalitik düşünce içerisinde insanın yalnızca gerçek kişilere değil, onlara yüklediği anlamlara da bağlandığı kabul edilir. Bu nedenle kaybedilen kişinin kim olduğu kadar, kişinin ruhsal dünyasında neyi temsil ettiği de önemlidir.

Çoğu zaman insanlar gitmiştir.

İlişki bitmiştir.

Yıllar geçmiştir.

Ama zihinde hâlâ çözülemeyen bir şey vardır.

Çünkü bazen unutulamayan şey bir insan değil, onun etrafında kurulmuş arzudur.

Belki de bu nedenle bazı insanlar hayatımızdan çıkarlar ama iç dünyamızdan çıkmazlar.

Belki de önemli soru şudur:

Özlediğiniz kişi gerçekten o kişi mi, yoksa onunla birlikte hissettiğiniz ihtimal mi?

— Klinik Psikolog Baran Şeker

Kaynakça

Freud, S. (1917). Mourning and Melancholia.

Leader, D. (2008). The New Black: Mourning, Melancholia and Depression.

Phillips, A. (1994). On Kissing, Tickling and Being Bored.

McWilliams, N. (2011). Psychoanalytic Diagnosis.