Bazı insanlar yaşadıkları güçlüğü tarif etmekte zorlanırlar. Belirgin bir kaygıdan, belirli bir korkudan ya da açık bir üzüntüden söz etmezler. Bunun yerine çoğu zaman tek bir ifadeye başvururlar: "İçimde bir boşluk var."
Boşluk hissi her zaman aynı şekilde deneyimlenmez. Kimi insanlar bunu yaşamın anlamını kaybetmiş gibi hissetmek olarak tarif ederken, kimileri sürekli bir eksiklik duygusundan söz eder. Bazıları ilişkilerinin içerisinde, bazıları yalnız kaldıklarında, bazıları ise kalabalıkların ortasında bu hissi deneyimleyebilir. Dışarıdan bakıldığında yaşamında birçok şey yolunda görünse bile kişi iç dünyasında açıklamakta zorlandığı bir yoksunluk hissi taşıyabilir.
Bu deneyim çoğu zaman yalnızlıkla karıştırılır. Ancak boşluk hissi her zaman yalnız olmakla ilgili değildir. İnsanlar bazen sevdikleri kişilerle birlikteyken de kendilerini boşlukta hissedebilirler. Çünkü mesele yalnızca çevrede insanların olup olmaması değil, kişinin kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkinin niteliğidir.
Bazı insanlar bu hissi uzaklaştırmaya çalışır. Yeni ilişkiler, yoğun çalışma temposu, sürekli meşgul olma hali ya da çeşitli uğraşlar boşluğu doldurmanın yolları hâline gelebilir. Ancak çoğu zaman kişi ne kadar doldurmaya çalışırsa çalışsın, aynı his farklı biçimlerde geri dönebilir. Çünkü bazı deneyimler doldurulmak yerine anlaşılmayı bekler.
Psikodinamik açıdan bakıldığında boşluk hissi yalnızca bugünkü yaşam koşullarının sonucu olarak değerlendirilmez. Kişinin kendilik deneyimi, bağlanma biçimleri, ilişkisel yaşantıları ve duygusal ihtiyaçları bu deneyimin anlaşılmasında önem taşır. Bazı durumlarda boşluk hissi kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin bir parçası hâline gelebilir ve yaşamın farklı alanlarında tekrar eden bir tema olarak ortaya çıkabilir.
Boşluk hissi yaşayan kişiler zaman zaman ne istediklerini bilmediklerini, hiçbir şeyin yeterince tatmin edici gelmediğini ya da yaşamın içinde tam olarak yer alamadıklarını ifade edebilirler. Bu nedenle yaşanan güçlük her zaman belirli bir duyguya değil, daha çok bir eksiklik ve kopukluk deneyimine benzer.
Psikoterapi sürecinde amaç bu hissi hızla ortadan kaldırmak değildir. Öncelikle kişinin bu deneyimle nasıl bir ilişki kurduğunu anlamaya çalışmaktır. Çünkü bazen boşluk olarak deneyimlenen şey, kişinin uzun süredir duymadığı, anlamlandıramadığı ya da ifade edemediği yönlerine dair önemli ipuçları taşıyabilir.
İnsan zaman zaman neyin eksik olduğunu bilmeden eksiklik hissedebilir. Bu nedenle boşluk hissi yalnızca bir belirti olarak değil, kişinin kendisini ve yaşamını deneyimleme biçimine dair bir soru olarak da ele alınabilir.
Klinik Psikolog Baran Şeker
Yüz yüze veya çevrimiçi seanslar için hemen randevu talebi oluşturabilirsiniz.
Randevu OluşturCopyright © 2026 Klinik Psikolog Baran Şeker. Tüm Hakları Saklıdır.