İnsan zaman zaman kendisine dair sorular sorar. Ne istediğini, kim olduğunu, yaşamında nasıl bir yön izlemek istediğini düşünür. Bu sorular özellikle yaşamın bazı dönemlerinde daha görünür hâle gelebilir. Ancak bazı kişiler için bu sorgulamalar geçici bir dönemden çok daha fazlasını ifade eder.
Kimi zaman kişi kendisini tanımlamakta zorlanabilir. Farklı ortamlarda farklı biri gibi hissedebilir, karar vermekte güçlük yaşayabilir ya da yaşamında belirli bir yön duygusu oluşturmakta zorlanabilir. Bazı insanlar ise dışarıdan bakıldığında işlevsel bir yaşam sürdürmelerine rağmen iç dünyalarında kendilerine yabancılaşmış gibi hissedebilirler.
Kimlik ve kendilikle ilgili güçlükler çoğu zaman yalnızca "Ben kimim?" sorusuyla ilgili değildir. Aynı zamanda kişinin kendisini nasıl deneyimlediğiyle de ilgilidir. İnsan bazen ne düşündüğünü bilir ama ne hissettiğini bilemez. Bazen ne hissettiğini bilir ama ne istediğini bilemez. Kimi zaman ise kendi yaşamının içerisinde yönünü kaybetmiş gibi hissedebilir.
Psikanalitik düşünce içerisinde kendilik, yalnızca kişinin sahip olduğu özelliklerin toplamı olarak ele alınmaz. Kendilik aynı zamanda kişinin süreklilik duygusuyla ilişkilidir. Dün kim olduğunu, bugün kim olduğunu ve yarın kim olacağını belirli bir bütünlük içerisinde deneyimleyebilmesi önemlidir. Bu nedenle kimlik ve kendilikle ilgili güçlükler çoğu zaman yalnızca karar verme süreçlerinde değil, ilişkilerde, mesleki yaşamda ve kişinin kendisiyle baş başa kaldığı anlarda da hissedilebilir.
Bazı insanlar yaşamlarının önemli bir bölümünü başkalarının beklentilerine uyum sağlayarak geçirirler. Ne hissettiklerinden çok ne yapmaları gerektiğine odaklanırlar. Bir süre sonra ise kendi arzularını, ihtiyaçlarını ve yönelimlerini anlamakta zorlanabilirler. Bu durum dışarıdan başarı gibi görünen bir yaşamın içerisinde bile derin bir yabancılaşma hissine yol açabilir.
Psikanalist Heinz Kohut, insanın yalnızca sevilmeye değil, aynı zamanda görülmeye ve anlaşılmaya da ihtiyaç duyduğunu vurgulamıştır. Kişi kendisini yeterince görülmüş ve anlaşılmış hissedemediğinde, yaşamı boyunca bu deneyimi farklı ilişkiler içerisinde arayabilir. Kendilikle ilgili bazı güçlükler de bu arayışın izlerini taşıyabilir.
Kimlik ve kendilik sorunları yaşayan kişiler bazen kendilerini eksik hissederler, bazen sürekli değişen bir benlik algısı deneyimlerler, bazen de yaşamlarında kalıcı bir yön oluşturmakta zorlanırlar. Bu nedenle yaşanan güçlük yalnızca bir kararsızlık meselesi değildir. Çoğu zaman kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin daha derin katmanlarıyla ilgilidir.
Psikoterapi sürecinde amaç kişiye kim olduğunu söylemek değildir. Daha çok, kişinin kendisini nasıl deneyimlediğini, hangi yönlerine yabancı kaldığını ve yaşam öyküsü içerisinde nasıl bir benlik geliştirdiğini birlikte anlamaya çalışmaktır. Çünkü insan bazen kendisini bulmaktan çok, uzun zamandır uzak kaldığı yönleriyle yeniden karşılaşmaya ihtiyaç duyar.
Klinik Psikolog Baran Şeker
Yüz yüze veya çevrimiçi seanslar için hemen randevu talebi oluşturabilirsiniz.
Randevu OluşturCopyright © 2026 Klinik Psikolog Baran Şeker. Tüm Hakları Saklıdır.