0530 711 71 64 psikologbaranseker@gmail.com
Cumhuriyet Mh. Tavukçu Fethi Sk. 28/5 Şişli / İstanbul

Yaklaşımlarım

Her insanın yaşadığı güçlüğün oluşma biçimi, yaşamındaki yeri ve değişime duyduğu ihtiyaç farklıdır. Bu nedenle çalışmaları tek bir yöntemin değişmez kuralları üzerinden yürütmek yerine, kişiyi ve başvuru nedenini merkeze alan bütüncül bir anlayışla ele alıyorum.

Bazı durumlarda geçmiş deneyimlerin ve tekrar eden ilişki örüntülerinin anlaşılması önem kazanırken, bazı durumlarda güncel düşünce ve davranışların daha doğrudan ele alınması gerekebilir. Çalışmanın yönü; kişinin ihtiyaçları, yaşam öyküsü, beklentileri ve sürecin içinde ortaya çıkan dinamikler doğrultusunda birlikte şekillenir.

Psikodinamik Yaklaşım

Psikodinamik yaklaşım, kişinin yaşadığı güçlükleri yalnızca bugün ortaya çıkan belirtiler üzerinden değerlendirmez. Geçmiş deneyimlerin, erken dönem ilişkilerin, kişinin kendisi ve başkaları hakkında geliştirdiği düşüncelerin bugünkü yaşamda nasıl etkisini sürdürdüğüne odaklanır.

Bazen kişi, nedenini tam olarak anlayamadığı hâlde benzer ilişkilerin içinde kalabilir, aynı duygularla tekrar tekrar karşılaşabilir veya değiştirmek istediği davranışları sürdürmeye devam edebilir. Psikodinamik çalışma, bu tekrarların ardındaki duygusal ihtiyaçların, çatışmaların ve çoğu zaman farkında olunmayan anlamların anlaşılmasına alan açar.

Amaç yalnızca yaşanan güçlüğü ortadan kaldırmak değil; kişinin kendi iç dünyasını, ilişki kurma biçimini ve yaşamında tekrar eden örüntüleri daha derinlikli biçimde tanıyabilmesidir.

Psikanalitik Yaklaşım

Psikanalitik yaklaşım, kişinin yalnızca ne yaşadığıyla değil, yaşadıklarına nasıl bir anlam verdiğiyle ve bu anlamların ruhsal dünyasında nasıl oluştuğuyla ilgilenir. Düşünceler, duygular, ilişkiler, tekrar eden yaşam örüntüleri ve kişinin kendisi hakkında kurduğu anlatı birlikte ele alınır.

Kişi bazen değiştirmek istediği hâlde aynı ilişki biçimlerine yönelebilir, benzer çatışmaların içinde kalabilir veya nedenini açıklamakta zorlandığı duygular yaşayabilir. Psikanalitik çalışma, bu tekrarların ardındaki bilinçdışı çatışmaları, arzuları, savunmaları ve ilişki deneyimlerini anlamaya çalışır.

Süreçte yalnızca anlatılan olaylara değil; kişinin anlatma biçimine, bazı konuların etrafında oluşan sessizliklere, çelişkilere, çağrışımlara ve görüşme ilişkisi içinde ortaya çıkan duygulara da dikkat edilir. Bunlar kişinin iç dünyasını ve başkalarıyla kurduğu ilişkiyi anlamak için önemli ipuçları taşıyabilir.

Psikanalitik yaklaşım, kişiye hazır açıklamalar sunmaktan çok, kendi ruhsal gerçekliğini keşfedebileceği bir düşünme alanı açmayı amaçlar. Böylece kişi, yaşamını farkında olmadan yönlendiren örüntüleri daha iyi tanıyabilir ve daha özgür seçimler yapabilme imkânı geliştirebilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel davranışçı terapi, kişinin yaşadığı olayları nasıl değerlendirdiği, bu değerlendirmelerin duygularını ve davranışlarını nasıl etkilediği üzerine çalışır. Kaygı, kaçınma, erteleme, kendini eleştirme veya tekrarlayan düşünceler gibi güncel yaşamı sınırlandıran süreçlerin daha görünür hâle gelmesine yardımcı olur.

Bu yaklaşımda kişinin zorlandığı durumlarda ortaya çıkan düşünceler, duygular ve davranışlar birlikte değerlendirilir. İşlevini yitirmiş düşünce ve davranış biçimlerinin yerine daha gerçekçi, esnek ve kişinin yaşamını destekleyen yollar geliştirilmesi amaçlanır.

Bilişsel davranışçı yöntemlerden özellikle belirli bir sorunun daha yapılandırılmış biçimde ele alınmasının gerekli olduğu durumlarda yararlanılabilir.

Şema Terapi

Şema terapi, çocukluk ve ergenlik döneminde karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçların, yetişkinlikte kişinin kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkileri nasıl etkileyebildiğine odaklanır.

"Yeterince iyi değilim", "Nasıl olsa terk edileceğim", "İhtiyaçlarımı söylersem kabul edilmem" veya "Her şeyi kusursuz yapmalıyım" gibi derinleşmiş kabuller zamanla kişinin yaşamını yönlendiren kalıplara dönüşebilir. Bu kalıplar tanıdık oldukları için, kişiye zarar verseler bile tekrar edebilirler.

Şema terapi, bu örüntülerin nasıl oluştuğunu anlamayı, hangi durumlarda harekete geçtiğini fark etmeyi ve kişinin ihtiyaçlarıyla daha sağlıklı bir ilişki kurabilmesini amaçlar.

Cinsel Terapi

Cinsellik; bedensel işlevlerin yanında kişinin kendilik algısı, yakınlık kurma biçimi, ilişki deneyimleri, kaygıları, beklentileri ve geçmiş yaşantılarıyla bağlantılıdır. Bu nedenle cinsel alanda yaşanan güçlükler yalnızca ortaya çıkan belirti üzerinden değil, kişinin ve ilişkinin bütünü içinde değerlendirilir.

Cinsel terapi sürecinde cinsel isteksizlik, uyarılma ve orgazm güçlükleri, erken boşalma, sertleşme güçlüğü, ağrılı cinsel ilişki, performans kaygısı ve cinsellikle ilgili iletişim sorunları ele alınabilir.

Çalışma; yargılayıcı olmayan, mahremiyeti gözeten ve bilimsel bilgiye dayanan bir çerçevede yürütülür. Bedensel bir etken olabileceği düşünülen durumlarda gerekli tıbbi değerlendirmenin yapılması da sürecin önemli bir parçasıdır.

Çift Terapisi

Çiftlerin yaşadığı sorunlar çoğu zaman yalnızca tek bir olaydan veya taraflardan birinin davranışından kaynaklanmaz. Zaman içinde oluşan iletişim biçimleri, karşılanmayan duygusal ihtiyaçlar, güven sorunları ve tekrar eden çatışma döngüleri ilişkinin her iki tarafını da etkileyebilir.

Çift terapisinde amaç kimin haklı olduğunu belirlemek değil, ilişkinin içinde tekrar eden döngüyü anlamaktır. Tarafların birbirlerini nasıl duyduğu, neye tepki verdiği, neyi söylemekte zorlandığı ve çatışmaların altında hangi ihtiyaçların bulunduğu birlikte ele alınır.

İletişim güçlükleri, duygusal uzaklaşma, güven kaybı, aldatılma, kıskançlık, cinsel sorunlar, ayrılık düşüncesi ve yaşam geçişleri çift terapisi kapsamında çalışılabilecek konular arasındadır. Süreç, ilişkinin devam etmesini her koşulda sağlamak yerine, çiftin ilişkileri hakkında daha açık ve bilinçli bir değerlendirme yapabilmesine yardımcı olmayı amaçlar.

Süreç Nasıl Şekillenir?

İlk görüşmelerde başvuru nedeni, yaşanan güçlüğün geçmişi, kişinin beklentileri ve ihtiyaçları değerlendirilir. Çalışmada hangi yaklaşım veya yöntemlerden yararlanılacağı bu değerlendirme doğrultusunda belirlenir.

Bütüncül çalışmak, farklı yöntemleri gelişigüzel biçimde bir araya getirmek değildir. Her yaklaşımın hangi ihtiyaca karşılık verdiğini dikkate alarak, kişiye ve sürece uygun bir çalışma çerçevesi oluşturmaktır.

Bu alanda destek almak ister misiniz?

Yüz yüze veya çevrimiçi seanslar için hemen randevu talebi oluşturabilirsiniz.

Randevu Oluştur